Sayı : TOS.GS.4769                                                                                                                     24.07.2008
Konu : Döner Sermaye Yönetmeliği.



                                                   TARIM VE KÖYİŞLERİ BAKANLIĞI
                                                  (İdari ve Mali İşler Dairesi Başkanlığına)
                                                                                                              ANKARA              

 

İlgi: 10.07.2008 tarih ve B.12.0.İMİ.0.15.00.00/588-5486 sayılı yazınız.

İlgi yazınızla 28.12.2006 tarih ve 26390 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan “Tarım ve Köyişleri Bakanlığı döner sermaye işletmeleri uygulama yönetmeliğinin”  Danıştay 11.dairesince Performans kriterlerini ve üretimi teşvik primini düzenleyen 41. ve 42.maddeler ile ilgili yürürlüğü durdurma kararı verildiğinden bahisle değişiklik çalışmaları için hazırlanan taslak çalışma hakkında sendikamız görüşleri talep edilmektedir.

            Yönetmelik hakkındaki görüşlerimize geçmeden evvel bugüne kadar gelen sıkıntılar ve sorunlar hakkında bilgilendirme gereği bir fırsat olarak görülmüştür. Böylece hazırlanan taslak çalışmanın hangi amaç üzerine oturtulması gerektiği sonucu kendiliğinden ortaya çıkacaktır. Sorunlar, mevcut taslak hakkındaki eleştirilerimiz ve çözümler şeklinde ele alınmıştır. 

YAŞANILAN SORUNLAR  

1-Performans kriterlerinin amacından saptırılarak, art niyetli ve daha fazla kar payı almak maksatlı uygulamalar sonucunda 2006 yılı kar payı dağıtımlarında, sorun yaşanılmayan kurum hemen hemen kalmamıştır. Sorun en üst limit üzerinden ödeme yapan kurumlarda fazla yaşanılmamıştır.

2- Kimi İşletme Müdürlüklerinde karar merciinde bulunan İşletme Müdürleri tarafından yönetmelikteki muğlâk ifadelerin personelin aleyhinde uygulanmasından kaynaklanmıştır.

3-“Eşit işe eşit ücret” ilkesi için çalışmaların yapıldığı günümüzde, bu prensipten uzaklaşıldığı görülmektedir.

4-2006 yılı üretimi teşvik primi dağıtımını düzenleyen cetvellerin 2007 yılı içerisinde tanzimi sırasında “Ek puan” uygulamasında sübjektif uygulamaların yapılmasından kaynaklanmıştır.

5-2006 yılı Kurum İdari Kurul toplantılarında dile getirdiğimiz gibi, Kuş gribi mücadelesinde başarılı çalışmalar dolayısıyla bazı işletme müdürlüklerinde Sayın Bakanımız M. Mehdi EKER tarafından personele takdir ve parasal ikramiye ile ödüllendirilmesine rağmen 0.2-0.3 gibi performans puanları verilmesi haksızlığa neden olmuştur. İşletme Müdürleri, yönetmelik kapsamında yapılan itirazları reddetmişlerdir.

6-Adam kayırmacılık had safhada uygulanmış sonuçta da birçok anlaşmazlık Mahkemelere taşınmıştır. Art niyetli yöneticiler, muvazaalı ve hileli işlemler yapmışlar, Karar merci’indeki bazı kişilerin daha fazla pay almasını sağlamak için, performans puanlarına üst limit (0.3-0.4 gibi ) getirmişlerdir. İdarelerin böyle bir yetkileri yoktur. Olmayan bir yetkiyi kullanmışlardır. Alt düzeydeki idarecilere kimi işletmelerde puanların değiştirilmesi için baskılar yapılmıştır. Böylece bazı İşletme Müdürleri, Yardımcıları ve saymanlar, 6000 YTL ile 9000 YTL arasında değişen oranlarda prim alırlarken, teknik /sağlık/idari hizmetler kadrosunda görev yapan personeller 300-700 YTL gibi değişen ücretler almışlardır. Yani aynı işyerinde aynı unvanda görev yapan personeller arasında 8-10 kat fark oluştuğu görülmüştür. Puanlamalara itiraz eden ve yasal hakkını kullanan personelin itirazları hiçbir hukuki gerekçe gösterilmeksizin reddedilmiştir. Ancak şifaen, “ maddi kayıplarının olmayacağı, Devletin 5473 sayılı yasa kapsamında (Kamuoyunda denge tazminatı yasası olarak bilinmektedir.) kayıplarını telafi edeceği” söylenerek, personelin şikayet ve serzenişlerini engellemeye çalışmışlardır. 

7-Devletin vergi kaybı olmuştur. Yönetmelik; 5473 sayılı yasa kapsamıyla birlikte değerlendirildiğinde “Kamu zararı” ortaya çıktığı görülmüştür.

8-Bilindiği üzere performans kriterleri düzenlendiği günlerde personelin “sicil raporları” doldurulmuştur. Sicil notu olarak 90-100 puan verilen personele 0.3-0.4 gibi performans puanları verilmiştir. 657 sayılı DMK nın sicil raporları ile ilgili maddelerine aykırı şekilde uygulanmıştır. Personelin her türlü hal ve hareketinden ve başarısından amirlerin sorumlu tutulacağını belirleyen 657 nin 10.maddesine aykırı bir durum oluşmuştur. Bu konu Kurum İdari Kurul toplantısında da dile getirilmiştir ve Bakanlığımız yetkililerince de imza edilmiştir.

9-Danıştay 11. Dairesince yürürlüğün durdurulmasından sonra 2007 yılı üretimi teşvik primi dağıtımları iş hacmi, çalışılan gün sayısı ve görev unvanına göre hesaplanarak ödenmesi gerektiği Bakanlığımızca tamim edilmiştir. Buna rağmen Danıştay 11. Dairesinin vermiş olduğu kararı pasifize etmek ve yine belli kişilere daha fazla üretimi teşvik primi ödemek maksadıyla iş hacmi puanları düşürülmüştür. Yani yine işletme müdürleri, yardımcıları ve saymanlar 4000-6000 YTL kar payı alırken, teknik/sağlık/idari hizmetler kadrosunda görev yapan personel 400-500 YTL almışlardır. Bu yüzden açılmış davalar da mevcuttur.

10-En önemli sorunda yönetmelikte kötü niyetli uygulamalara karşı yaptırım belirtilmemiştir. Yani personelin uğradığı haksızlık sonucunda meydana gelen maddi kayıpların sorumlularına rücu ettirilmesiyle ilgili bir düzenlemenin olmamasıdır. 

MEVCUT TASLAK HAKKINDA GÖRÜŞ VE ÇÖZÜMLERİMİZ 

            1- 41.ve 42. madde kapsamında sözü edilen tüm komisyonlarda, mutlaka “İşyeri Sendika Temsilcisi” üye olarak yer almalıdır. Yine İl Müdürlüklerinde teknik bir Şube Müdürünün üye olarak katılımı sağlanmalıdır. Katılımı sağlayacak şekilde taslakta sözü edilen komisyon üye sayıları artırılmalıdır. 41.madde (f ) bendinde ilan edilen listelerde herkesin alacağı primlerin parasal olarak ilan edilmesinde şeffaflık açısından fayda vardır. Bu düzenleme yapılmalıdır.

            2- 41.madde (g) bendinde, listeye yazılmayanların sorumluluğunu İşletme Müdürüne vermiştir. Oysa Muhasebe yetkilisi, tüm puanlamalarda (personelin hizmet sınıfı ve kadro unvanı hariç) İl Müdürüne eşit puanlar almakta iken, 41.madde (f) bendine göre listelerde Müdür Yardımcısının teklifi ile İşletme müdürünün onayı ile kesinleşiyorsa, mutlaka bu unvanlara da sorumluluk verilmelidir. Yönetmeliğin bu maddesine Muhasebe yetkilisi ve Müdür yardımcısını da sorumlu kılacak düzenleme eklenmelidir. Böylece İşletme Müdürleri de haksızlığa uğratılmamış olur.

Müdür Yardımcısı ve Muhasebe Yetkilisi, hem fazla kar payı alması için, yaptığı görev önemli ve sorumluluğu fazla denerek, 100 puan verilecek (41.madde (a) (b) ve (c) bentlerinde tam puan) ama sorumluluk almayacak, bu doğru bir yaklaşım değildir. Bugüne kadar değişik illerde birçok dava açılmasının nedeni de, yönetmelikte hak gaspına uğratılarak maddi yönden kaybına uğratılan personelden dolayı, Haksızlık yapan İşletme Müdür ve Müdür Yardımcısı ve Muhasebe Yetkililerine, rücu ettirilen bir tazminatın olmamasıdır. Çünkü İşletme Müdürleri yaptıkları keyfiliği yine Döner Sermayelerden tazmin ettirmektedirler. Bundan dolayı da yönetmeliğin bu maddesine yaptırım cümlesi de ilave edilerek art niyetli, hileli, muvazaalı, adam kayırmacılığı ve eşitsizliği önleyecek madde ilave edilmelidir.    Teklifimiz ise;

 41.(g) :Karın elde edilmesinde emeği geçen ve bu yönetmelikte belirtilen esaslar çerçevesinde üretimi teşvik primi almayı hak eden personelin listeye dahil edilmemesinden, yapılacak bir soruşturma yada mahkeme kararı sonucunda haksız, adaletsiz, muvazaalı işlem yapıldığının tespit edilmesi yada yapılan haksız, art niyetli, eşitsiz işlem sonucu kamu zararı oluşmuşsa, Muhasebe yetkilisi,   Müdür Yardımcısı ve İşletme Müdürü müteselsilen sorumludur. Onaylı listede yer almayan personele takip eden yılda işletmece dağıtılacak üretimi teşvik priminden öncelikle ödenir.”  şeklinde düzenlenmesinde kamu yararı vardır.

            3- Taslağın, 41.madde (h) bendindeki “25.06.2001 tarihli ve 4688 sayılı kamu görevlileri sendikaları kanunun 18.maddesinin dördüncü fıkrası uyarına haftada bir gün izinli sayılan yönetim kurulu üyelerinin izinli olduğu günler fiilen çalışılmış sayılır,” ifadesinin çıkarılması her şeyden evvel, sözkonusu 4688 sayılı yasaya aykırıdır. Bu yasa haftalık bir günlük izinden dolayı herhangi bir özlük hakkında kayıp ve kesinti yapılamayacağı hükmünü getirmiştir. Ayrıca bu konu işverenle yapılan Kurum İdari Kurul toplantılarında görüşülmüş, mutabakata varılarak, imza altına alınan kazanılmış haklardan bir tanesidir. Bakanlığımızdan, Avrupa Birliği müzakere sürecinde sivil toplumun önünü açacak, ILO çalışma şartlarına uyumlu politikaları geliştirmesi beklenmektedir. Sivil toplumun ve memurların sesini kısmak anlamına gelecek bu tür düzenlemelerden bir an evvel vazgeçilmesi gerekmektedir.

            4- Taslağın 41.madde (ı) bendinde ise disiplin cezalarından dolayı, üretim teşvik primlerinden yapılması düşünülen cezaları belirlemiştir.

            Sendikamızca Danıştay 11.Dairesinde açtığımız ve halen sürmekte olan davamız dilekçesinde iptalini istediğimiz maddeler arasında bu madde de yer almaktadır. Maddenin yürürlükte bulunan halinde “Döner sermaye faaliyetlerine yönelik olarak” cümlesi çıkarılmış başkaca bir düzenleme yapılmamıştır. Maddede yapılan bu değişiklik hukuki anlamda hiçbir anlam ifade etmemektedir. Personelin bir tek fiili yüzünden birden fazla cezalandırılmasına yol açan çarpık uygulama devam edecektir. Her şeyden evvel bu tür konular hukukumuza göre, Kanun ‘la düzenlenmesi gereken maddelerdir. 969 sayılı yasada bu hükümler yoktur. Yönetmeliklerle, hak gaspı sayılan bu uygulamalar düzenlenemez. Anayasaya da aykırı bir düzenlemedir. Normlar hiyerarşisine aykırıdır. Türkiye Kamu Sen’ e bağlı Türk Sağlık Sen tarafından Danıştay da açılmış ve kazanılmış emsal davalarda vardır. Ayrıca Anayasa Mahkemesi 2002/169 esas ve 2007/88 nolu kararlarında , (19.02.2008 tarih ve 26792 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan) uyarma ve kınama cezalarına karşı yargı yolunu kapatan kararlarının gerekçesinde, Uyarma ve kınama cezalarının “özellikleri”nden ve “sonuçlarından” bahsetmiştir. Yani memurun daha dikkatli olması gerektiğinin veya kusurlu olduğunun bildirilmesi anlamına gelen cezaların hafif cezalar olduğu ve sonuçları itibarıyla da herhangi bir yükselmeye engel olmadığını vurgulamıştır. Anayasamıza göre, hafif ceza olarak görüldüğünden dolayı 129.madde kapsamında yargı yolu kapatılmıştır. Uyarma ve kınama cezaları Bakanlığımızın taslak 41. madde (ı) bendi yönetmeliği ile ağırlaştırılmaya çalışılmaktadır. Bakanlığımız yetki aşımında bulunmaktadır. Çünkü Türk Ceza yasamıza göre de, suç ve cezaların kanuni olması gerekmektedir. Kıyasla suç ve ceza hükmedilemez ve idarelere suç ve ceza yapma yetkisi verilmemiştir.

            5- 41.madde (n) bendinde “…kanun, yönetmelik veya bakanlık oluruna dayalı olacaktır.” cümlesi hukuka aykırılık teşkil etmektedir. Zira bakanlık görüşü kanun ve yönetmelikle aynı seviyede tutulmuştur. Bu durum kanunlar hiyerarşisine aykırılık teşkil etmekle birlikte Anayasanın 123.maddesinde yer alan “idarenin kanunla düzenleneceği” hükmüne aykırıdır.

            6- 42.madde (a) iş hacmini düzenlemiştir.28.12.2006 tarihli yönetmelikten farklı olarak 50 taban puan uygulaması getirilmiştir. Komisyonun en az 3 kişiyle toplanabileceği belirtilmiştir. Komisyon sayısının en az 5 kişiyle düzenlenmesi ve bu komisyonda işyeri sendika temsilcisi ile Teknik bir Şube Müdüründen/Şefinden oluşması gerektiği açıkça yazılmalıdır. Bilindiği gibi 2007 yılı üretimi teşvik primleri dağıtımları konusundaki şikâyetler 2006 yılına göre daha az olmuştur. Nedeni de performans kriterlerinin yürürlüğünün Danıştay 11.dairesince durdurulmasıdır.2007 yılı teşvik primleri dağıtımlarında Bakanlığımızın gönderdiği genelge doğrultusunda, çalışılan gün sayısı, iş hacmi ve hizmet sınıfı, unvanı kriterleri üzerinden hesaplanmıştır. Bu tamim şikâyetleri (bazı işletmeler hariç) azaltmıştır. Çünkü iş hacmi puanının Şube Müdürü/Şefi ile eşit olacağı belirtilmiştir. Birkaç işletmede ise, Danıştay 11.dairesinin verdiği kararı pasifize etmek, yok saymak ve, işletme müdürü, Müdür yardımcısı ve muhasebe yetkilileri daha fazla üretimi teşvik primi almak için, bu kez de şubelerin iş hacmi puanlarını düşürmüşlerdir. İş hacmi 2006 yılına göre azalan şubelerin olduğu dolayısıyla iş hacmi azalan İl Müdürlüklerinin olduğu ortaya çıkmıştır!!! Bu görüş kabul edilemez.

             Bu tür istismarları engellemek için taban puan getirildiği görülmüştür. Ancak taban puan düşük belirlenmiştir. Kaldı kı kalan 50 puan istismara açıktır. Soyut bir şekilde “işletme net karına etkisi % oranında hesaplanarak taban puan üzerine ilave edilir.”  İfadesi gerçeklerden uzaktır. İşletmenin gelirine katkısı dahi denmemiştir.Net kar’ına etkisi denmiştir.Bu ifade çok tartışılacak bir ifadedir.Bilindiği üzere, işletmelerde harcamalarda tek inisiyatif işletme müdürü, Müdür yardımcısı ve muhasebe yetkililerindedir. Personelin hiçbir yetkisi,etkisi ve takdiri yoktur.Dolayısıyla personelin tüm çalışmaları gelirin artmasına, gelirin artması da net karın artması anlamına gelecektir. 50 taban puanın 80 taban puan olarak yükseltilmesi kaydıyla, bu maddenin uygulamaya sokulması ileride yaşanılması muhtemel sorunların önüne geçecektir.Geriye kalan 20 puan ise net kar’a etki üzerinden değil, gelire katkısı üzerinden hesaplanması daha doğru ve objektif olacaktır. Taban puanın 80 olması, aynı unvanlardaki personel arasında olması muhtemel aşırı farklılıkların engellenmesi açısından önem taşımaktadır. Ayrıca Muhasebe Yetkisinin iş hacminin 100 olarak düzenlenmesi de adaletsiz, haksızlığa neden olmaktadır. Eşitsizlik oluşturan bu durum mutlaka düzeltilme ve puanları makul seviyeye düşürülmelidir.

            7- 42.madde(b) bendinde görev mahalli puanlaması yapılmıştır. Açık alan , kapalı alan tanımları net olarak yapılmamıştır.İlçe müdürleri, Şube Müdürleri açık alan, kapalı alan puanlamasına tabii tutulurken,İşletme Müdür yardımcısı ve özellikle de Muhasebe Yetkilisinin görev mahalli puanın bir puan üzerinden değerlendirmesi EŞİTSİZLİK TİR.Ayrıca her daim ulaşım şartları olmayan, ekonomik ve sosyal yönden gelişmemiş ilçelerin tanımı netleştirilmelidir. Bu ilçeler nasıl belirlenecektir. Bu kısımları açıklamakta fayda görülmektedir.

            8- 42.madde ( c ) bendinde görevin önem ve güçlüğü kısımları açıklanmıştır.

              441 sayılı Bakanlığımızın kuruluş kararnamesine göre İşletme Müdürlükleri KORGEM, TEDGEM, TAGEM, TÜGEM, PERGEM gibi ana/yardımcı hizmet birimlerinin vermiş oldukları görevleri ifa etmekle görevli Taşra teşkilatlarıdır. Teknik/sağlık personeli, hayvan sağlığı, varlığı, kayıt altına alınması, ithalat ve ihracatı, karantinası, kontrol ve denetimi, bitki sağlığı, tohumculuk, üretimi, karantinası, gıda sağlığı üretimi ve denetimi, su ürünleri üretimi, kontrol ve denetimi, ruhsatlandırılması, kırsal kalkınma projeleri, kooperatifler, Eğitim ve yayım, gübre, ilaç ve mazot gibi girdi kontrol, denetim ve desteklemeleri,  Avrupa Birliği uyum çalışmaları, insan kaynakları ve gelişimi v.b. gibi konularını ilk başta sayılabilecek çok önemli Bakanlık görevlerini ifa etmektedirler. Bu görevler,  asli ve bir bütün görevler arasındadır. Bu birimlerde görev yapan personelin gönüllüğü konusunda bir fikir beyan etme şanslarının olmadığı gibi bu görevlerden birini diğerine göre daha üstün olduğunu ifade etmek doğru bir yaklaşım değildir.

            Bakanlık Merkez birimlerinin her türlü iş ve işlemlerini Bakanlık adına yürüten işletmeler olduğu göz ardı edilerek hazırlanmış bir taslak olarak görülmektedir. Döner Sermaye İşletme gelirleri de İl Müdürlüklerinin Bakanlık adına yürütmekte olduğu faaliyetler/çalışmalar/bağışlar/muayeneler sonucunda elde edilen gelirlerdir. Örneğin, herhangi bir Veteriner Hekimin yada Ziraat Mühendisinin (İnspektör) yapmış olduğu muayene ücreti,  yada herhangi bir gıda denetçisinin Denetim defteri satışı, yada herhangi bir teknik personelin DGD dosyası gelirleri bazı gelir kalemleri olarak görülmektedir. Unutulan bir yön ise, Döner Sermaye İşletmesini varlığı Araştırma/Enstitü/Laboratuar/ İl Müdürlüklerine bağlıdır.           

Taslak sadece İşletme Müdür, Müdür Yardımcısı ve İşletme Saymanı’nın daha fazla üretimi teşvik primi almalarını sağlamak düşüncesiyle hazırlandığı çok net olarak görülmektedir.İşletmelerin sadece yöneticilerini ve saymanlarını memnun edecek bir düzenleme olduğu gelen tepkilerden kolayca anlaşılmaktadır.

Hal böyle iken, İşletme Müdür, Müdür Yardımcısı ve Muhasebe yetkilisini daha fazla önemli gösterecek düzenleme yapmak,  imtiyazlı, ayrıcalıklı bir kesim oluşturmak çalışma düzenini ve barışını bozmaktadır. En önemlisi de Anayasamız da da ifadesini bulan EŞİTLİK İLKESİNE aykırı bir düzenleme olarak görülmektedir. Memurlar arasında “Eşitsizlik” oluşturarak Müdür Yardımcılarından ve Bakanlığımızdaki tüm personelden, İlçe Müdürleri ile Teknik ve idari şube müdürlüklerinden üstün, önemli ELİT VE İMTİYAZLI bir kesim oluşturulmak istenmektedir. Bu mantığı gerek hukuk ilkeleri ve gerekse yasalarımızın kabul ettiğini ve yasalarımıza uygun olduğunu söylemek mümkün değildir.

Diğer Bakanlıklarda bu derece imtiyazlı hale getirilmiş, muhasebe yetkilisi kadrosu yoktur.

            Danıştay 11.dairesinde 2007/1139 esas nolu dosyamız kapsamında devam etmekte olan, dava dilekçemizde de belirttiğimiz gibi İl Müdürlüğü Muhasebe Yetkilisi 26.04.2000 tarih ve 24031 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Tarım ve Köyişleri Bakanlığı Sicil Amirleri Yönetmeliğine göre SİCİL AMİRİ değildir.

Maliye Bakanlığı tarafından 31.12.2005 tarih ve 26040 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan “Muhasebe Yetkilisi Mutemetlerinin görevlendirilmeleri, Yetkileri, Denetimi ve Çalışma Usul ve Esasları hakkında Yönetmelik” de Muhasebe yetkilisini “…usulüne göre atanmış sertifikalı yöneticiyi.”  Şeklinde tanımlamakta iken, 28.12.2006 tarihli TKB: Döner Sermaye Uygulama Yönetmeliğinde bu ifade yoktur. Daha açık ifadeyle, Kurum içerisinden gerek teknik hizmetler gerekse de sağlık hizmetler gerekse de idari hizmetler sınıfından herhangi bir unvana sahip personel sertifikasız, gerekli muhasebe eğitimini almadan Maliye Bakanlığının uygun görüşü doğrultusunda görevlendirilebilmektedir. Böyle örneklerin varlığı da bilinmektedir. Muhasebe Yetkilisi ve mutemetleri olarak görevlendirilen personelin herhangi bir tazminat/özlük hakkı da kesilmemektedir. Buna rağmen 42.madde (c ) bendi ile muhasebe yetkilisi mutemetlerine 10 puan verilmesi de diğer personele haksızlıktır.

Puanlama cetvelleri dikkatle incelendiğinde, Biyolog, kimyager, Ev Ekonomisti gibi unvanlara 75 puan verilmiştir. Bu kabul edilemez. Muhasebe yetkilisi 100 puan alacak ama üniversite mezunu Biyolog, kimyager, Ev Ekonomisti 75 puan alacak. Bu haksızlık ve adaletsizliktir. Ayrıca 42.madde (d) bendinde 4 yıllık teknik ve sağlık personeline 85 puan verilirken, görevin önem ve güçlüğü maddesinde puanı 80 e düşürmesi de, bu sınıftaki personelin daha düşük prim almasına neden olacaktır. Göze çarpan önemli bir konuda 4/B statüsünde görev yapan personelin 42.madde (d) bendine göre 85 olan puanları, görevin önem ve güçlüğünü belirleyen 42.madde ( c ) bendinde hiç yazılmamıştır. İyi niyetli olarak, unutulduğunu düşünmek istiyoruz. Yoksa Bakanlığımız 4/B li sözleşmeli personelin “diğer personel” sınıfındaki 40 puandan mı değerlendirmek istiyor? Açıklanması gerekmektedir.

            Yine 42.madde ( c) bendi içerisine 1-15 arasında ek puan uygulaması konulması, çalışma barışını bozacak, şikayet ve adam kayırmacılığı artıracak düzenlemelerdir.

            Yukarıda sayılan tüm gerekçelerle çarpan sayısını artırmaktan ve personelin alacağı prim miktarını düşürmekten başka bir amaç içermeyen 42.maddenin ( c ) bendinin (Görevin önem ve güçlüğü) tamamımın taslaktan çıkarılmasını talep etmekteyiz. 

            Unutmayalım ki! Çarpan olarak konulacak her başlık, personelin alacağı prim miktarının düşmesine neden olacaktır. Matematiksel olarak karşımıza çıkan sonuç budur. 

Özet olarak, çarpan sayısı artırmaktan başka bir şey ifade etmeyen formüler arayarak, hesaplamaları zorlaştırmak ve personelin alacağı prim miktarlarını düşürmek yerine 2007 yılı dağıtımlarının yapıldığı gibi basit, sade işlemlerin sınırlarının belirginleştirilerek, muğlâk kısımlarının açıklanmasıyla daha sağlıklı ve objektif ödemelerin yapılabilmesi mümkündür. 

            Sendikamız bundan sonraki süreçte de konunun takipçisi olacak ve her türlü olumlu katkıyı sağlayacaktır.

            Çalışmalarınızda başarılar diler,  bilgilerinize arz ederiz. 

 

 Erhan SEYHAN             Yüksel BİLGİN
Gen. Teşk. Sekreteri          Genel Sekreter

.
 

Anasayfa |  Geri Dön | Site Hakkında | Site Haritası | Kullanım Esasları | Ara | Linkler | Bize Yazın