Arama

ŞUBE BAŞKANIMIZ AHMET USTA'DAN BASIN AÇIKLAMASI

Saygıdeğer Basın Mensubu Arkadaşlarım,

Öncelikle hepinizi saygıyla selamlıyorum.

Malumunuz üzere 18 Kasım 2017 tarihinde yapılan Sendikamız Türk Tarım Orman-Sen’in 6. Olağan Genel Kurulu ile Kastamonu ve Çankırı illerinde bulunan gıda, tarım ve ormancılık hizmet kolunda yer alan kurum ve kuruluşlarda faaliyet gösteren 20 No’ lu Şube Başkanlığımızda Şube Başkanlığı görevine seçildim. Faaliyet alanımızda İl ve İlçe Gıda Tarım ve Hayvancılık Müdürlükleri, Orman Bölge Müdürlüğü ve bağlı Orman İşletme Müdürlükleri, Tarım ve Kırsal Kalkınmayı Destekleme Kurumu (TKDK) bağlı birimleri, TMO Çankırı Ajans Müdürlüğü ve Orman Bakanlığı 10. Bölge Müdürlüğüne bağlı Kastamonu İl Şube Müdürlüğü gibi kamu kurum ve kuruluşlarında 657 Sayılı Kanuna tabi çalışan kamu çalışanları ilgi alanımıza girmektedir.

Olağan Genel Kurulumuz neticesinde şahsım Şube Başkanlığı görevini üstlenmekle birlikte Kastamonu Orman Bölge Müdürlüğü çalışanlarından Sayın Cevdet Kurt ve İbrahim Bektaşoğlu, Kastamonu Tarım İl Müdürlüğü’nden Sayın Hüseyin Çavuş, Çankırı Tarım İl Müdürlüğü’nden Sayın Hidayet Yiğit ve İzzet Alp Hallaç ve Çankırı Orman İşletme Müdürlüğü’nden Sayın Veli Şahin de Yönetim kurulumuzda Başkan Yardımcılığı görevlerini üstlenmiştir.

1992 yılında o zaman kanunu dahi olmayan dönemin Başbakanı tarafından yayınlanan ve “memurların sendika kurmalarına engel olunmaması” talimatını içeren bir genelgeye istinaden başlayan kamu çalışanlarının sendikal mücadelesinin her safhasında o günden bu yana yer aldım. 2001 yılında 57. Koalisyon Hükümeti döneminde çıkarılan 4688 Sayılı Kamu Görevlileri Sendikaları ve Toplu Sözleşme Kanunu’nun yayınlanarak yürürlüğe girmesi ile birlikte Genel Merkezimizin uygun görüşü ile Kastamonu ve Çankırı illerini kapsayan 20 No’lu Şubemizin Kurucular Kurulunda yer aldım. 2001 yılında yapılan ilk genel kurulumuz ardından 2005 ve 2008 yıllarındaki genel kurullarımızda da Şube Yöneticisi sıfatıyla yönetim kurullarında yer aldım. Daha sonra bir müddet diğer arkadaşlarımıza devrettiğimiz bu bayrağı 2017 yılında tekrar ve bu sefer Şube Başkanı olarak taşıma görevi değerli delegelerimiz tarafından uygun görüldü. Çeyrek asırdır kamu çalışanlarının bu onurlu hak mücadelesinde gerek yönetici gerekse üye olarak bulunmaktan onur duyuyorum.

Kamu çalışanlarının mesleki dayanışma grupları olan odalar ve dernekler meslekler özelinde bazı sosyal haklarını savunmada yarar sağlayabilir. Ancak kamu çalışanlarının genelinin mali ve sosyal haklarının savunulması ve iyileştirilmesinde ortak bir kuruma ihtiyaç olduğuna bunun da dünyada adının SENDİKA olduğuna inanmaktayım.

Dünya genelindeki emsallerine göre kanunu geçte çıkmış olsa, tam olarak mali ve sosyal haklarımızın iyileştirilmesinde kanunumuz yetersiz de kalsa bugün haklarımızı alma noktasında tek güvencemiz kamu görevlileri sendikalarıdır. Gerek kanunun yetersizliği gerekse bazı sendikaların adeta PATRONUN OĞLU gibi davranarak SARI SENDİKACILIKTA yapsalar başka bir çıkar yolumuzun ve bir araya gelerek gerekli dayanışmayı göstereceğimiz bir mecrada şu anda yoktur. PATRONUN OĞLU gibi davranan malum sendika babasının servetinin eksilmesinden korkan evlat gibi Hükümetin yıllık tahmin ettiği enflasyonun da geçmiş yılın gerçekleşmiş enflasyonunun da altında zam almayı bir zafer kazanmış kumandan edalarıyla anlatmalarını hafzalamız almamaktadır. Daha 2002 yılında Ak Parti Hükümeti kurulur kurulmaz BU HÜKÜMET BİZİM HÜKÜMETİMİZ mantığı ile dergilerine, bültenlerine manşet yapanlardan da başka bir şey beklenemezdi. Bu manşeti atarken ilerde o hükümetle pazarlık masasına oturacaklarını ya akıl edemediler yada iyi niyetli değillerdi. Nitekim bu basiretsizliklerinin kendi ikbal ve gelecekleri için olduğunun en somut örneği de bir önceki Malum Sendika genel başkanının Ankara Milletvekili olmasıyla ortaya çıkmıştır.

Bugün o malum sendikanın yöneticileri de selefleri aratmamaktadırlar. Sayın Maliye Bakanımız 2017 yılı için tahmini enflasyonun %15 lerde olduğunu beyanla devletin gelirleri olan vergi ve harçları %15 artırmakta iken yetkili etkisizler toplamda 2018 yılı için %7.5 zamma imza atmışlardır. Hükümetin ilk 6 ay için %3 teklifine KAPALIYIZ yazılı dövizlerle güya Show yapanlar bir gecede ne olduysa yarım puanlık artışla zafer kazanmışlardır. Yok elimize kalem verdiler de mürekkebi yoktu, yok Milletin adamına güveniyoruz gibi Dünya sendikacılık tarihinde görülmemiş yöntemlerle zam pazarlığı yaptıklarını sanmışlar ve sonucunda tüm kamu çalışanları ve emeklileri zarar görmüştür. Bu kadar insanın hakkının yenilmesine sebep oldukları için şahsım adına hakkımı helal etmiyorum. Kamu çalışanlarının çoğunluğunu üye yaparak, üye yaparken de yine Dünya literatüründe yer almayan tehdit, şantaj ve vaatleri kullanan bu SENDİKAMSI YAPI söz hakkını kullanmamıştır. Kamu çalışanlarının tek derdi, tek sorunu ücretlerine yapılacak yüzdesel zamlarda değildir. Hizmet kolları özelinde birçok sosyal problemimiz varken ve kanun yapıcı bunları konuşmak için 30 günlük süre tanımışken bu süreyi kullanmak akıllarına dahi gelmemiştir. Sadece memurları değil bu Ülkede yaşayan tüm vatandaşlarımızı yakından ilgilendiren GELİR VERGİSİ MATRAHININ makul seviyelerde yükseltilmesi akıllarına bile gelmemiştir. Bugün 2018 yılı ilk altı ayın için 3,5 zam alan ETKİSİZLER Mart,Nisan ayında kamu çalışanlarının büyük bir kısmının %20 lik gelir vergisi matrahı dilimine gireceğini ve bırakın zammı bir önceki yılın bile 1,5 puan gerisine gideceklerini hesaplayamamışlardır. Sonradan da Kamu Personeli Danışma Kurulu toplantısında güya konuyu gündeme getirmişler ve mücadele etmişler gibi yaptıklarına şahit olduk. Tamam, safız ama SALAK değiliz. Velhasıl konuşacak o kadar çok konumuz var ki. Hani deveye sormuşlar boynun neden eğri diye o da nerem doğru ki demiş. Aynen o hikâye gibi neresinden tutsak elimizde kalmaktadır.

Peki kamu çalışanlarının çoğunluğu neden bu yetkiyi onlara verdi sorusu aklınıza gelebilir. Kendi üyelerini, hatta yönetim kurulu üyelerini kurumlarda amir pozisyonlarına getirerek kendi ikballerini kurtarmış ve bunun karşılığında diyet olarak da gariban alt kadrolarda çalışan çalışanları da ya tayinini yaptırmayız, sözleşmeni yenilemeyiz, başka ile,ilçeye,kuruma süreriz gibi tehditler, seni müdür yaparız, amir yaparız gibi vaatler en büyük üye yapma argümanları olmuştur. Ancak 15 Temmuz’da hain bir darbe girişimine kalkışan paralel devlet yapılanması gibi yeni bir PARALEL DEVLET YAPILANMASI mı oluşturulmaya çalışılmaktadır.

Kamu çalışanlarından ricamız kendilerini daha fazla ezdirmesinler, daha fazla sömürülmesinler. Bundan böyle mevcut ve gelecekteki hükümetlerimizin yeni paralel yapılanmalara göz yummayacağını umuyoruz. Eğer böyle bir gaflete ve boş hayallere kapılanlar varsa da Devletimizin bunlara müsamaha göstermeyeceğini biliyor ve inanıyoruz. İstanbul Yenikapı’da ortaya çıkan asgari müşterekte birlik ve beraberlik ruhuna aykırı davrananları daha fazla şımartmasınlar. Sayın Cumhurbaşkanımızın geçenlerde ifade ettiği gibi O’nun adını kullanarak iş becermeye çalışanlara HADİ ORDAN desinler. Türkiye Kamu-Sen ve bağlı sendikaları her zaman yanlarında olacaktır. Allah-u Teala yüce kitabında defalarca akletmez misiniz? düşünmez misiniz? diye uyarmaktadır. Kamu çalışanları bu uyarıya kulak verip akıllarını kullanmalı ve yetki verdiklerinin iş ve işlemlerini sorgulamalıdırlar.

Dün Kurtuluş Savaşında Ülkeyi düşman işgalinden kurtarmak için serden geçen Gazi Mustafa Kemal ATATÜRK ve silah arkadaşları için ölüm fetvası veren Mustafa Sabri gibi İngiliz Muhipler Cemiyeti üyesi, karısının bile yüzüne tükürdüğü bir haine destek verenlerden bu desteklerini çeksinler. Çeksinler ki onların sebep olacakları, Ülkemizin ve Milletimizin zararına işlere sebep olduklarında bu vebale ortak olmasınlar.

Çeyrek asırdır kamu çalışanlarının güvenli limanı olan Türkiye Kamu-Sen’e bağlı sendikalara üye olarak gerçek sendikal mücadeleye omuz versinler.

Saygılarımla.

Ahmet USTA
Türk Tarım Orman-Sen
Kastamonu-Çankırı 20 No’lu Şube Başkanı