10.4 C
Ankara
Çarşamba, Şubat 21, 2024
Ana SayfaHaberlerKamusen'den HaberlerTürkiye Kamu-Sen Toplu Sözleşme Prensiplerini Belirledi

Türkiye Kamu-Sen Toplu Sözleşme Prensiplerini Belirledi

Türkiye Kamu-Sen Toplu Sözleşme Komisyonu 21 Haziran 2023 tarihinde yaptığı toplantı ile bu yıl 7.’si gerçekleştirilecek olan Toplu Sözleşme Görüşmelerine ilişkin olarak temel ilke ve prensipleri belirlemiştir.

Buna göre; 4688 sayılı Kamu Görevlileri Sendikaları ve Toplu Sözleşme Kanunu’na göre kamu çalışanları için hayati önem taşıyan ve 2024-2025 yıllarını kapsayan 7. Dönem Toplu Sözleşme Görüşmeleri 1 Ağustos 2023 tarihinde başlayacak, bu Toplu Sözleşme süreci, Komisyonumuzun aşağıdaki tespitlerinin yaşandığı bir süreçte gerçekleştirilecektir.  Türkiye Kamu-Sen Toplu Sözleşme Komisyonu’nun 7. Dönem Toplu Sözleşme sürecine ilişkin tespitleri ve belirlediği ilkeleri aşağıdaki gibidir:  

1.       Kamu çalışanlarının maaş ve ücretleri temel harcama kalemlerine gelen zamlar karşısında erimekte, uzun zamandan beri memur ve emeklilerimizin alım gücü düşmektedir. Yetkili sendikaların toplu sözleşme masasındaki etkisizliği, gerçekçi olmayan maaş artışlarını kabul etmeleri ve hedeflenen enflasyona endeksli bir maaş artış sistemi nedeniyle milli gelir pastası büyümesine rağmen kamu çalışanları bu büyümeden hak ettiği payı alamamaktadır. Buna bağlı olarak 2012 yılında en düşük dereceli memur maaşı asgari ücretin 2,33 katı iken yıllar içinde eriyerek bugün 1,04 seviyesine kadar gerilemiş, en düşük dereceli memur maaşı asgari ücretle eşitlenmiştir.  

2.       Buna ek olarak son dönemde statü hukukuna tabi olan kamu çalışanlarının maaş ve ücretleri, sözleşme hukukuna tabi işçi ücretleri ile kıyaslanmak yoluyla hesap edilmeye başlanmıştır. Bu durum statü hukukunun nitelik ve öneminin göz ardı edilmesine neden olmamalıdır. Öyle ki, Nisan 2023’te kamuda çalışan işçilerle imzalanan toplu sözleşmede açıklanan işçi maaşlarının statü hukukunun önüne geçmesi nedeniyle kamu çalışanlarında infial oluşmuş ve kamu işyerlerinde çalışma barışı bozulmuştur. 

3.       Yapılan subjektif müdahaleler, kamu personel ücret sistemini günün ihtiyaçlarına cevap vermekten uzaklaştırmıştır. Zaman içerisinde belirli meslek gruplarına yapılan özel düzenlemeler nedeniyle adalet bozulmuş, avantajlı ve dezavantajlı meslek gruplarının oluşmasıyla ücret sistemi karmaşık bir hal alarak adeta yamalı bir bohçaya dönmüştür. 

4.       Kamu çalışanları ile ilgili en önemli kanuni düzenleme olan 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu yürürlüğe girdiği dönem itibariyle önemli bir düzenleme olmasına rağmen o günden bugüne dünyada ve ülkemizde önemli gelişmeler meydana gelmiş ve Kanun, ihtiyaçları karşılamaktan giderek uzaklaşmıştır. Yapılan parçalı düzenlemeler nedeniyle artık kamu personel rejimini düzenleyen temel bir kanundan söz edilemez hale gelinmiştir.  

5.       Kamu personel rejimi ile kamu personel ücret sisteminin kanunun tarafları olan kamu görevlileri sendikalarının katılımı ile yeniden ele alınıp düzenlemesi ertelenemez bir ihtiyaç haline gelmiştir. 

6.       Kamu personeli ücret sisteminin temel düzenlemesi niteliğini taşıyan 666 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ise ülkemizin coğrafi ve bölgesel hayat şartlarını, kurumların iş yükünü, kamu çalışanlarının görev yetki ve sorumluluklarını dikkate almayan; yalnızca emsal unvanların maaş ve ücretlerini eşitleyen bir düzenleme niteliği taşımaktadır. 666 sayılı KHK’nın kamu çalışanlarının maaş ve ücret sistemini ikili bir yapıya dönüştürmesi sonucunda bilhassa I sayılı cetvelde yer alan unvanların maaşlarında arzu edilen artışların yapılmasına imkân tanımaması nedeniyle ilgili Kanun Hükmünde Kararnamenin mutlak surette ele alınıp değiştirilmesi zorunluluğu hasıl olmuştur.  

7.       2020-2022 yılları arasında yaşanan Covid-19 salgını dünya ile birlikte ülkemizde de temel ihtiyaç maddelerinde yüksek fiyat artışlarına neden olmuştur. Coğrafyamızda Rusya-Ukrayna savaşının olumsuz etkileri baş göstermişken, 6 Şubat tarihli Kahramanmaraş merkezli asrın afeti olarak adlandırılan deprem felaketi nedeniyle de özellikle büyük şehirlerimizde ve sahil bandındaki illerimizde emlak ve kira fiyatlarında fahiş artışlar yaşanmış, bu bölgelerde kiralar memur aylıklarının üzerine çıkmıştır.  Mevcut durumun devam etmesi halinde özellikle büyükşehir ve kıyı kentlerinde kamu görevlisi istihdamında ve kamu hizmeti vermede aksaklıklar yaşanacağı su götürmez bir gerçektir. 

8.       Bu gerçekler ışığında kamu çalışanlarının mali ve özlük hakları ile çalışma şartları mutlak surette toplu sözleşme masasında müzakere edilip kararlaştırılmalı, toplu sözleşme dışında yapılacak düzenlemelerde mutlaka sosyal tarafların görüşüne baş vurulmalıdır. 

9.       Memur maaş artışlarında hedeflenen enflasyonun temel kriter olarak kabul edilmesi uygulamasından vazgeçilmeli, yoksulluk sınırı, büyüme, refah payı gibi unsurlar mutlak surette dikkate alınmalı, enflasyon farkı maaşlara aylık olarak yansıtılmalı ve maaşların reel olarak artması, alım gücünün iyileştirilmesi hedeflenmelidir. 

10.     Kamu çalışanlarının tek ve meşru hak arama araçlarının kamu çalışanları sendikaları olduğu akıldan çıkarılmamalıdır. 

11.     Kamu çalışanlarının meşru zeminde hak taleplerini dile getirebilmeleri ve haklarını geliştirebilmelerinin yegâne kaynağı güçlü ve kurumsal sendikalardır; kamu çalışanlarının sorunlarının çözümü bu sendikalara sahip çıkmaları ve kurumsal sendikal mücadeleye destek vermeleriyle mümkün olacaktır. 

12.     4688 sayılı Kamu Görevlileri Sendikaları ve Toplu Sözleşme Kanunu bu haliyle etkili bir sendikacılık ve sonuç alıcı bir toplu sözleşme sistemi öngörmemektedir. Cumhuriyetimizin 100. yılında, asrımıza yaraşır bir kamu çalışanı için liyakat temelli, adalet ve hakkaniyete dayalı bir kamu personel rejimine ve etkili, kapsayıcı ve sonuç alıcı bir toplu sözleşme düzenine ihtiyaç vardır. Bu nedenle toplu sözleşme masasında yer alan tüm sendika ve konfederasyonların söz ve itiraz hakkının olduğu, genel toplu sözleşme ile hizmet kolu toplu sözleşmelerinin birbirinden ayrıldığı, sendikalara üyelik ve istifaların baskı ve müdahaleden uzak bir biçimde dijital ortamdan gerçekleştirilebildiği, grev ve siyasete katılma hakkıyla desteklenen bir sendika ve toplu pazarlık düzenine ihtiyaç vardır.    

13.     Kuruluşunun 31. yılını kutlayan Türkiye Kamu-Sen ve bağlı sendikalarımız, güçlü ve kurumsal yapıları ile kamu çalışanlarının haklarını geliştirecek güç ve iradeye sahiptir. Kamu çalışanlarının toplu sözleşme masasından kazançlı kalkmaları, yetkili sendikaları değiştirmeleriyle mümkün olacaktır. 

14.     Türkiye Kamu-Sen ve bağlı sendikalarımız, ilkeli duruşu, uzun yıllara dayanan tecrübesi ve her daim Türk memurunun yanında yer alma misyonuyla bilgili ve nitelikli kadrosunun süzgecinden geçirip tespit edeceği, kamu çalışanlarımızın haklı taleplerini kamuoyu ile paylaşıp toplu sözleşme masasına taşıyacak ve bu taleplerin sonuna kadar kararlı takipçisi olacaktır. 

Kamuoyuna duyurulur. 

Diğer Haberler

En Çok Okunanlar

Son Yapılan Yorumlar